19 Aralık 2017

Genelgeçer | Özgürlük!


 Zamandan akıp gidenler var 
Dünün, bugünün ve yarının gölgesinde
Ellerim ceplerimde dolaşıyorum
Ruhuma dokunan özgürlüğün hissi
Bedenimin düşüncelerime itaat etmesi
Düşünüyorum

Her düşüncede akıp gidenler var
İçimde tüm benliğime seslenen 
Özgür bir ses
Ellerim ceplerimde dolaşıyorum,
Düşünüyorum

Tüm ittifaklara galip tek şey
Ben'im
Esir edilemez,
Hiçbir güç tutsak alamaz
Ellerim ceplerimde duruyorum
Bedenim kontrol altında, alanım sınırlı
Özgürüm
Düşüncelerim hala galip 
Ve ben
Ben sonsuza kadar ÖZGÜRÜM!

Genelgeçer tanıma sıkışmış bir kavram mıdır? Yoksa düşüncenin var olma sebebi midir? Özgürlük! Bilmiyorum, açıkçası sınırlandırılmış tüm tanımları da eksik buluyorum. Aykırı! Özgürlüğün en geniş tanımı bile kelimelerle sınırlı. Hayır, zarar vermek ve her istediğini yapmak olarak görmüyorum onu. Ben tüm sınırların içinde tutsak edilemez  bir ifade olarak alıyorum kendime, özgürlük denilen kavramı.

Yazabilirim, yazabilirsin! Çizebilirim, çizebilirsin! Konuşabilirim ve sen de konuşabilirsin! Özgürüz... Ama ben tam hakkını verebileceğimi düşünmüyorum onu anlatırken. Sadece öylesine kendi özgürlüğüm içinde bir karalama benimkisi...


Bir annenin, terliği elinde sana bir şeyler söylemesi tehdit mi? Yoksa senin ona karşı gelip, özgürüm demen olması gereken mi? Ya örf ve adetler? Tamam, sen diyorsun ve ben anlıyorum yıl 2017, ama ya yarın? Yarın yeni bir gün ve o gün özgürlüğün kavramı mı değişecek? Yoksa sende bir anne ve baba olduğunda çocuğunun elinden telefonu alıp dediğini mi yaptıracaksın? Her şey bir yana yıl 2030 derse sana! Özgür müsün veya özgürlüğü verecek misin? Bilmiyorum!


Özgürlük tek bir bakış açısına hapsedilirse tüm değerlendirmeler o yönde olmaz mı? Doğru veya yanlış. Katılmıyorum. Sana katılmak zorunda değilim, hatta senin tanımlarına da hapsolmak zorunda değilim. Belki de yarın sana katılabilirim. Bugünün düşüncesi ile özgürüm ben ve yine bana göre özgürüm. Düşüncelerim de her istediğimi yapabiliyorum, düşüncelerimde kendimi kral bile ilan edip, mutlak monarşiyi savundum az önce! Sanane! Senin özgürlüğünü mü kısıtladım. Alakası bile yok çünkü düşüncelerimde özgürüm ve oranın sınırı yok! İşte özgürlük bana göre tam olarak bu. Ama hak veriyorum bazen tanımlara, nedeni basit. Benim düşüncelerimde ki sonsuzluk, davranışlarıma döküldüğünde sana zarar verirse eğer, bu özgürlük değil başka bir şey olur. Bencillik, kötülük, haksızlık ya da her ne kavramsa o! Özgürlük denilen çok yönlü kavrama felsefesinde böyle bakıyorum ben, hatta bir adım ileride bugün bunu savunuyorum.


Hadi gelelim asıl olanlara. İletişim özgürlüğü, sokağa çıkma özgürlüğü, hafta içi uyuma özgürlüğü, eğitim alma özgürlüğü, internette dolaşma özgürlüğü, büyüme özgürlüğü... Aklına gelen her eylemin özgürlüğü işte! Peki bunlarda özgür müyüm, özgür müsün? Bilmiyorum. Aslında sonsuz özgürlük tamlamalarının içinde bunların hepsini bilmem de bugün olanaksız. Ama sana dünün koşullarında bunu şimdinin penceresinden anlatabilirim. Sonuçta "-miş'li" bir özgürlük tanımı veya yorumu bugünü kısıtlamaz.


Yaşamak lazım. Beş duyumun en az biri ile bunları hissetmem lazım. Şimdi toplumsal huzuru ve ortak alınmış kuralları bozmayacak şekilde elime telefonumu alıyorsam ve iletişim hakkımı istediğim gibi kullanıyorsam özgürüm. Hadi gel başka senaryoya bakalım şimdi, sınıftayım ve 20 kişinin ders dinlediği anda elime telefonumu alıp müzik dinliyorum. Bir dakika ya sen kim oluyorsun, özgürüm ben! Bana göre tamamen kavram yanılgısı. Sen özgür olduğunu düşünüyorsun ama yaptığın eylem tamamen özgürlükleri kısıtlayan bir bencillik ya da her ne kavramsa o! Çünkü sen, senin dışında kalan 19 kişinin özgürlüğüne mani oluyorsun. Ya ben o sınıftaki 19 kişiden biri olarak seni yaka paça dışarı atsam! Özgürüm bende! Bahanem de senin özgürlüğümü, özgürlüğümüzü yok etmen. Şimdi hangimiz özgür? İkimiz de her neyse o kavramın farklı yerlerinin tanımı olduk işte...


Karışık, söz düelloları içinde kalemim bir savaş veriyor. Düşüncelerimde ki özgürlük bu satırlara aktarılırken, sen bunu okumama özgürlüğüne sahipsin. Hatta buraya kadar gelip son paragrafı okumadan bitirebilirsin de. Özgürsün ve seçim senin!


Tüm bu söz düellosu içinde ben özgürlüğün sonsuz bir şekilde düşüncede olacağına inanıyorum. Hayatın içindeki özgürlük tamlamaları ise saygı ve sevginin ittifakında özgürlüğün misafir edilmesidir.

Saygılarımla...
Uğur ÇAKIR


YASAL UYARI! Telif Hakkı Uğur Çakır'a aittir. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden yapılan her türlü indirme, alıntılama, kopyalama gibi eylemde bulunanlar; kasten veya bilmeyerek alıntının aslını çarpıtanlar hakkında "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" gereğince yasal işlem başlatılacaktır.

Düşünceniz:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuz etiklik denetiminden geçtikten sonra en kısa sürede paylaşılacaktır. Teşekkür ederim..